Maden ihracatında çıta yükseliyor

Türkiye’nin maden ihracatı yılın ilk sekiz ayında yüzde 19,5 artışla 4 milyar 729 milyon dolara yükseldi. İMİB Başkanı Metin Çekiç, 2026 yılını 7 milyar dolarlık ihracatla tamamlamayı hedeflediklerini belirterek, sektörün uzun vadede 30 milyar dolarlık ihracat potansiyeline sahip olduğunu söyledi. 

 

 

Türkiye madencilik sektörü, 2026 yılının ilk sekiz ayında ihracatını güçlü şekilde artırdı. 2025 yılının Ocak-Ağustos döneminde 3 milyar 957 milyon dolar olan maden ihracatı, bu yılın aynı döneminde yüzde 19,5 yükselerek 4 milyar 729 milyon dolara çıktı. Sektör böylece geçen yılın aynı dönemine göre ihracatına yaklaşık 772 milyon dolar ekledi. Alt sektörlerde de artış kaydedilirken metalik cevherler ihracatı yüzde 29,5 yükselişle 1 milyar 923 milyon dolara, doğal taş ihracatı yüzde 5,1 artışla 1 milyar 391 milyon dolara, endüstriyel mineraller ihracatı ise yüzde 14,6 artarak 890,6 milyon dolara ulaştı.

 

 

YILI 7 MİLYAR DOLARLA KAPATMAYI HEDEFLİYORUZ

 

İlk sekiz aylık performansın sektörün üretim ve ihracat gücünü ortaya koyduğunu belirten İMİB Yönetim Kurulu Başkanı Metin Çekiç, yılın kalan döneminde de ihracattaki ivmeyi korumak istediklerini söyledi. Çekiç, “İlk sekiz ayda yüzde 19,5’lik artışla 4 milyar 729 milyon dolarlık ihracata ulaştık. Şimdi önümüzde yılın son dört ayı var. Hedefimiz 2026 yılını 7 milyar dolarlık ihracatla tamamlamak. Ancak bizim bakışımız yalnızca bir yılın ihracat rakamıyla sınırlı değil. Türkiye’nin sahip olduğu rezervler, maden çeşitliliği, üretim kabiliyeti ve ihracatçı firmalarımızın gücü çok daha büyük hedeflere ulaşabileceğimizi gösteriyor.” dedi.

 

KAMU İLE GÜÇLÜ BİR DİYALOG KURUYORUZ

 

Yeni yönetim olarak göreve başladıkları ilk günden itibaren sektörün önündeki sorunların çözümünü temel önceliklerden biri olarak belirlediklerini kaydeden Metin Çekiç, bu doğrultuda Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Dr. Alparslan Bayraktar, Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Prof. Dr. Vedat Işıkhan, AK Parti TBMM Grup Başkanı Abdullah Güler, Ticaret Bakan Yardımcıları Mustafa Tuzcu, Sezai Uçarmak ve Özgür Volkan Ağar, Orman Genel Müdürü Bekir Karacabey ve Orman Genel Müdürlüğü İzin ve İrtifak Dairesi Başkanı Aytunç Nane ile yoğun bir temas trafiği yürüttüklerini söyledi. İlgili bakanlıklar nezdinde gerçekleştirilen ziyaretlerde sektörün üretim ve ihracatını doğrudan etkileyen konuların en üst düzeyde gündeme getirildiğini belirten Çekiç, sorunları sıralamakla yetinmediklerini, her başlıkta sektörün çözüm önerilerini de kamu yöneticileriyle paylaştıklarını ifade etti.

 

 

ÖNGÖRÜLEBİLİR VE SÜRDÜRÜLEBİLİR YATIRIM ORTAMI

 

Ruhsat ve izin süreçlerinden finansmana erişime, devlet hakkı uygulamalarından çevresel izinlere, yatırım ortamından ihracatçının uluslararası rekabetçiliğine kadar sektörün gündeminde bulunan başlıkların ilgili bakanlıklarla yapılan görüşmelerde ele alındığını belirten Çekiç, madencilikte yatırım kararlarının uzun vadeli olduğuna dikkat çekti. Sektörün yeni yatırımlara yönelmesi, mevcut yatırımlarını büyütmesi ve ihracat kapasitesini artırması için öngörülebilir ve sürdürülebilir bir yatırım ortamının önem taşıdığını vurguladı. Çekiç, “Biz sektör olarak sorunlarımızı biliyoruz. Ancak yalnızca sorunları dile getiren bir yaklaşım içerisinde değiliz.

Her sorunun karşısına bir çözüm önerisi koymaya çalışıyoruz. Gerçekleştirdiğimiz görüşmelerde de sektörümüzün beklentilerini bu anlayışla aktarıyoruz. Kamu tarafında sektörümüzün sorunlarının dinlenmesini, madenciliğin Türkiye ekonomisi açısından taşıdığı değerin görülmesini ve çözüm konusunda ortaya konulan iradeyi çok kıymetli buluyoruz. Çünkü madencilik sektörü ile kamu arasındaki güçlü iş birliği, Türkiye’nin üretimine ve ihracatına doğrudan katkı sağlayacaktır.” diye konuştu.

 

30 MİLYAR DOLAR BİZİM GERÇEK POTANSİYELİMİZ

Türkiye’nin çok geniş bir maden çeşitliliğine ve güçlü rezervlere sahip olduğunu hatırlatan Çekiç, sektörün mevcut ihracatının sahip olunan potansiyeli tam olarak yansıtmadığını söyledi. Türkiye’nin yalnızca maden çıkaran değil, bu kaynakları işleyen, katma değerli ürüne dönüştüren ve dünyanın farklı pazarlarına ulaştıran bir ülke olması gerektiğini vurgulayan Çekiç, sektörün uzun vadeli hedefini 30 milyar dolarlık ihracat olarak ortaya koydu.

Çekiç, “Bugün 7 milyar dolarlık yıl sonu hedefinden söz ediyoruz. Fakat Türkiye madenciliğinin gerçek potansiyeline baktığımızda çok daha büyük bir rakam görüyoruz. Biz sektörümüzün 30 milyar dolarlık ihracat gerçekleştirebilecek potansiyele sahip olduğuna inanıyoruz. Bunun için yer altındaki zenginliğimizi ekonomiye kazandırmamız gerekiyor. Yeni yatırımları teşvik etmemiz, mevcut üretim kapasitemizi büyütmemiz, katma değerli üretimi artırmamız ve ihracatçımızın dünya pazarlarındaki rekabet gücünü desteklememiz gerekiyor. Sektörümüzün önündeki temel sorunlarda çözüm sağlandıkça bugün konuştuğumuz potansiyel adım adım gerçeğe dönüşecektir.” ifadelerini kullandı.

 

 

SAHAYLA TEMAS GÜÇLENDİ

İMİB’in yeni yönetiminin çalışma programında kamu temaslarının yanı sıra sektörle doğrudan iletişimin de önemli yer tuttuğuna vurgu yapan Metin Çekiç, “Yönetimimiz, göreve geldiği günden bu yana sektör temsilcileriyle bir araya gelerek farklı maden gruplarının beklentilerini dinlerken, üretim bölgelerine yönelik ziyaretler ve sektörel istişare toplantılarıyla sahadaki sorunları yerinde ele aldı. İhracatı artırmaya yönelik çalışmaların yanı sıra Türk madenlerinin uluslararası pazarlardaki görünürlüğünün geliştirilmesi ve sektörün farklı pazarlara erişiminin güçlendirilmesine yönelik faaliyetlere de devam edildi.” dedi.

 

 

ÖNCE İNSAN, SONRA ÇEVRE, SONRA MADEN

İMİB Yönetim Kurulu olarak masa başında değil, sektörle birlikte hareket eden bir yönetim anlayışı benimsediklerini belirten Çekiç, “Bir taraftan sektörümüzün sorunlarını bakanlarımız ve bakan yardımcılarımızla doğrudan paylaşıyor, çözüm için kamu kurumlarımızla temaslarımızı sürdürüyoruz. Diğer taraftan sahaya gidiyor, üreticimizi ve ihracatçımızı dinliyoruz.

Önümüzde uzun bir yol var. Biz bu dönemde sektörümüzün bütün paydaşlarını aynı hedef etrafında buluşturmak istiyoruz. Daha fazla üretim, daha fazla katma değer ve daha fazla ihracat için çalışacağız. Hedefimiz Türkiye madenciliğinin sahip olduğu gerçek gücü ekonomiye kazandırmak ve 30 milyar dolarlık ihracat potansiyeline giden yolu birlikte açmak.

Bütün bunları yaparken ‘Önce insan, sonra çevre, sonra maden’ anlayışıyla hareket ediyoruz. Çünkü madenciliğin geleceğini yalnızca üretim ve ihracat rakamlarıyla değerlendirmiyoruz. İnsan hayatını ve emeğini merkeze alan, çevreye karşı sorumluluğunu yerine getiren bir madencilik anlayışını savunuyoruz. Kaynaklarımızı ekonomiye kazandırırken doğayı korumayı ve faaliyet gösterdiğimiz bölgelerde sürdürülebilir bir değer oluşturmayı önemsiyoruz. Türkiye’nin madencilikte büyümesinin de bu anlayış temelinde gerçekleşmesi gerektiğine inanıyoruz.” dedi.