KOBİ’lerde yapay zekâ dönemi

Yapay zekâ, KOBİ’ler için artık bir tercih değil; rekabet gücünün temel unsurlarından biri hâline geliyor. Kobi AI, yapay zekâyı işletmelerin merkezine yerleştirerek ölçülebilir verimlilik ve sürdürülebilir büyüme hedefliyor.

 

 

Türkiye ekonomisinin bel kemiğini oluşturan küçük ve orta büyüklükteki işletmeler (KOBİ), dijital dönüşümün hız kazandığı son yıllarda kritik bir eşikten geçiyor. Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) en güncel verilerine göre, Türkiye’deki girişimlerin yüzde 99,6’sını KOBİ’ler oluşturuyor. Bu oran yaklaşık 3,9 milyon işletmeye karşılık geliyor. Teknolojiyi iş süreçlerinin merkezine alamayan işletmeler rekabet gücünü kaybederken, özellikle aile şirketlerinde yeni kuşakların dijital dönüşümde üstlendiği liderlik dikkat çekiyor. Tam da bu noktada devreye giren Kobi AI, yapay zekâyı KOBİ’lerin iş süreçlerine doğrudan entegre eden, ölçülebilir sonuçlar üreten ve sürdürülebilir verimlilik sağlayan çözümler sunuyor.

 

Kobi AI Kurucusu Baran Kaya

 

Ekonominin lokomotifi 

 

KOBİ’ler yalnızca sayısal büyüklükleriyle değil, ekonomik katkılarıyla da Türkiye ekonomisinin temel taşları arasında yer alıyor. 

 

Ülke genelindeki toplam istihdamın yüzde 68,5’ini sağlayan KOBİ’lerin; 

-Toplam ciro içindeki payı %44,1,

- Üretim değeri içindeki payı %39,8,

- Katma değer içindeki payı ise %41,2 seviyesinde bulunuyor.

Personel maliyetlerinin toplam içindeki payının %43,5 olması ise KOBİ’lerin emek yoğun yapısını gözler önüne seriyor.

Dış ticarette de etkinliği artan KOBİ’ler, 2024 yılında Türkiye’nin toplam ihracatının %29,6’sını, toplam ithalatının ise %15,9’unu gerçekleştirdi. Bu tablo, KOBİ’lerin uluslararası pazarlardaki önemini ortaya koyuyor.

 

Ölçülebilir verimlilik

 

Kobi AI’ın yaklaşımının merkezinde, her işletmenin yapısına, veri seviyesine ve önceliklerine göre tasarlanan sürece özel AI agent’lar yer alıyor. Bu sistemler yalnızca bilgi üretmekle kalmıyor; süreci anlıyor, yürütüyor, performansı izliyor ve sürekli iyileştiriyor.

Satış, müşteri hizmetleri, finans ve operasyon gibi kritik alanlarda kullanılan bu agent’lar sayesinde yapay zekâ, işletmeler için dışarıdan kullanılan bir araç olmaktan çıkıp günlük operasyonların aktif bir parçası hâline geliyor.

 

Maliyet avantajı

 

Bugün pek çok KOBİ, ChatGPT veya benzeri soru-cevap odaklı araçları kullanmayı yapay zekâdan faydalanmak olarak görüyor. Ancak bu kullanım, yapay zekânın potansiyelinin yalnızca sınırlı bir bölümünü yansıtıyor. Kobi AI, yapay zekâyı yalnızca yanıt veren bir sistem olmaktan çıkararak; kararları yönlendiren, riskleri görünür kılan ve süreçleri kontrol altına alan stratejik bir yapıya dönüştürüyor. Böylece KOBİ’ler yalnızca hız değil; gerçek verimlilik, maliyet avantajı ve stratejik netlik elde ediyor.

 

Yapay zekâda asıl fark: Kullanmak değil, yönetmek

 

Kobi AI Kurucusu Baran Kaya, yapay zekânın KOBİ’ler için artık bir seçenek olmaktan çıktığını belirterek, “Yapay zekâ bugün kullanılıyor; ancak zaman kaybı devam ediyor, maliyetler düşmüyor ve süreçler ölçülemiyor. Sorun teknolojide değil, yapay zekânın nasıl ve nerede konumlandırıldığında. Kobi AI olarak yapay zekâyı bir araç değil, işletmenin karar alma ve operasyon mekanizmasının ayrılmaz bir parçası olarak ele alıyoruz. Gerçek fark, yapay zekâyı kullanmakla değil; onu doğru şekilde yönetmekle ortaya çıkıyor” ifadelerini kullandı. Kaya, yapay zekâyı doğru yöneten KOBİ’lerin süreçlerini sadeleştirdiğini, karar alma mekanizmalarını güçlendirdiğini ve büyümeyi kontrollü şekilde sürdürülebilir kıldığını söyledi.