Türkiye, gastronomi turizmiyle öne çıkıyor
Türkiye, turizmde tarih ve doğa kadar gastronomiyle de konuşuluyor. Yerel lezzetlerin ön plana çıktığı seyahat trendleri, yemek festivalleri ve gurme rotalarla güçlenirken, şehirler hem kültürel hem de mutfak kimlikleriyle ziyaretçilerin tercih listesinin üst sıralarında yer alıyor.
Yavuz MÜFTÜOĞLU

Türkiye, turizmde sadece “görülmesi gereken yerler” değil, aynı zamanda “tatılması gereken lezzetler” ülkesi olarak öne çıkıyor. Son yıllarda yerli ve yabancı gezginlerin rotalarında gastronomi, kültür ve doğa unsurları iç içe geçerken, şehirler artık sadece tarihi ve doğal güzellikleriyle değil, yöresel mutfaklarıyla da ön plana çıkıyor.

Alışkanlıklar değişiyor
Gastronomi turizmi, Türkiye’de seyahat alışkanlıklarını dönüştüren en önemli dinamiklerden biri haline geldi. Turizm sektörü, misafirlerine sadece konaklama ve gezi programı değil, aynı zamanda yöresel tatları keşfetme deneyimi sunmaya devam ediyor. Bu trend, ülkemizin tüm bölgelerine yayılmış durumda. 12 ay boyunca 81 ilinde turizm hareketi olan bir turizm ülkesi olarak Türkiye'nin lider ülkelerin arasında olması hadefleniyor.

Ekonomiye katkı
Gastronomi rotalarının yükselişiyle birlikte “yemek festivalleri”, “gurme turlar” ve “şef atölyeleri” gibi etkinlikler de büyüyor. Yerel üreticiler, küçük işletmeler ve restoranlar, bölgenin kültürel mirasını sofralara taşıyarak turizmin ekonomik değerini artırıyor. Özellikle butik oteller ve kırsal turizm işletmeleri, misafirlerine yerel lezzetleri deneyimleme fırsatı sunan paketlerle fark yaratıyor. Sektör temsilcileri, gastronomi turizminin Türkiye’de şehir turizmini de canlandırdığını belirtiyor. İstanbul, İzmir, Gaziantep, Antalya, Bursa ve Hatay gibi şehirler, hem tarihi hem de mutfak zenginliğiyle turistlerin tercih listesinin üst sıralarında yer alıyor. Yöresel tatların uluslararası platformlarda görünürlüğü artarken, Türkiye’nin gastronomi mirası da dünya çapında daha fazla yer bulmaya başladı.

Şef Recep İncecik
Rekabet gücü artıyor
Türk gastronomisinin tarihsel mirasını günümüz sofralarına taşıyan Şef Recep İncecik, Türkiye’nin turizmde rekabet gücünü artırmak için gastronomi turizmini daha stratejik bir noktaya taşıması gerektiğini söyledi. Bu alanda yapılacak yatırımların, bölgesel kalkınmaya ve yerel üretimin güçlenmesine doğrudan katkı sağlayacağını belirten Şef Recep İncecik, "Turizm ve gastronomi arasındaki sinerji, Türkiye’nin “yemek ve deneyim” odaklı yeni nesil seyahat trendlerinde öncü bir ülke olma potansiyelini güçlendiriyor" ifadelerini kullandı.

Osmanlı mutfağının güncel elçisi
Türk gastronomisinin tarihsel mirasını günümüz sofralarına taşıyan Şef Recep İncecik, Osmanlı yemek kültürünün en otantik temsilcilerinden biri olarak öne çıkıyor. Adana’da başlayan mutfak serüveni, iletişim eğitimi sonrası yayıncılık ve restoran işletmeciliğiyle devam etti. Daha sonra yemek araştırmacılığına yönelen İncecik, tarihi lezzetleri kütüphane, arşiv ve müze kaynaklarından bularak modern yorumlarla sunuyor.

İncecik’in menüsünde 17. yüzyıl Osmanlı saray mutfağından 120’den fazla reçete yer alıyor. Şef, bu çalışmalarını ulusal ve uluslararası seminerler, sempozyumlar ve atölye programlarında paylaşırken genç şeflerin yetişmesine de katkı sağlıyor. 2024’te Ahilik Vakfı tarafından “Yılın Ahisi” seçilen İncecik, Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın “Türk Mutfağı Elçisi” unvanına sahip. 2019 İstanbul Gastronomi Festivali’nde kazandığı Altın Kaşık Ödülü ise geleneksel lezzetleri yenilikçi yaklaşımla buluşturma becerisinin sektördeki en üst düzey takdiri olarak değerlendiriliyor. Şef Recep İncecik’in güncel lezzetleri Ajwa Cappadocia bünyesindeki Zeferan Restaurant’ta sunuluyor.
